Ceyhun Kirimli has a PhD. in Biomedical Engineering with areas of competence in Molecular Biology, Genetics & Biomedical Engineering and Computational Sciences with focus on Development and Design of Biosensors.

http://www.linkedin.com/in/ceyhunkirimli
http://ceyhunkirimli.com

Ad Unit

Saturday, June 28, 2014

Cape May, New Jersey

Philadelphia da yasayip, bir de araba sahibi olunca, yazin hafta sonlari New Jersey sahillerine gitmekten daha keyifli bir alternatifiniz olmuyor. Sikayet ediyormusum gibi gelmesin. New Jersey eyaletinin upuzun sahil seridi sakli kalmis koseleriyle ve suprizlerle dolu. Bu kucuk kasabalarin her biri Philadelphia nin nemli ve bogucu yazlarindan kacmak icin can atan benim gibilere birer vaha sunuyor. Okyanusun buz gibi suyunda yuzuyor gibi yapip aslinda dev dalgalardan dayak yemek mi istersiniz, yoksa bolgenin en favori yemegi olan "fish&cips" (kizarmis balik ve patates kizartmasi) e kendinizi bogup, sonra da donus yolu boyunca Elcim'in alerjileriyle dalga gecmek mi istersiniz, ya da iki kisilik bisiklet kiralayip, yine ailenin soforu olmak mi (cunku birisi fotograf cekmekle mesgul)? Bu sorulara en azindan birine evet diyorsaniz, istikamet: Cape May! 


Cape May, New Jersey eyaletinin en guney ucu. Philadelphia'ya 2, New York City'e 3 saat uzaklikta. Iki sehrin sakinlerine de kacamak imkani sunuyor 1600 lerden beri. Bu ozelligiyle de Kuzey Amerikanin en eski sayfiye kasabasi. Kasabanin en ilgi ceken bolgesi: Cape May Historic District, yani bizim tabirimizle eski Cape May. Kasabanin tarihi 1620'ye kadar uzaniyor. Ilk olarak Hollandali gocmenler, sonra da Ingilizler yerlesiyor. 1800'lerden itibaren ozellikle Philadelphialilarin ilgisini cekmeye basliyor ve kisa zamanda Amerika'nin en populer tatil mekanlarindan biri oluyor. Bugun eski popularitesini kaybetmeye yuz tutsa da, her gecen yil nufusu azalsa da, Amerikanin, tamami tarih mirasi icerisinde olan tek kasabasi Cape May. Cape May'in Viktoria donemi mimarisiyle insa edilmis her binasi, her sokagi bu karari dogrularcasina, misafirlerini bir zaman tuneline sokuyor.


Cape May'in en eglenceli caddesi: Beach Avenue. Adindan da anlasilacagi uzere, caddenin bir tarafi sahil. Diger tarafi ise oteller, restoranlar ve dukkanlarla dolu. Yol boyunca tum binalar Viktoria tarzinda insa edilmis. 1878 yangininda kasabanin yarisi yok olmus, ancak kisa surede yeniden insa edilmis. Bugun gordugumuz binalarin cogu o donemden kalma. Her binanin onunde fotograf ceken bir turist grubu bulmak mumkun..


Viktoria tarzi binalarin hemen hepsi kocaman, en az 3 katli, 10-15 odali. Ee bu da onlari otele donusturmek icin mukkemmel adaylar haline getiriyor.


Kasabanin iclerine dogru ilerledikce evlerin boyutlari gittikce mutavazilesiyor ve oteller yerini yazlik evlere birakmaya basliyor.



Cape May'de amerikan tarzi bir eve sahip olmanin bedeli 150 bin dolar. Ayni evi hazirandan eylule kadar 4 ayligina kiralamanin bedeli ise 10 bin dolar. Bu dengesiz rakamlar kasabanin karakteri goz onunde bulunduruldugunda insani cok da fazla sasirtmiyor. Neden derseniz, Cape May'in kayitli nufusu 3607. Her yaz bu sayinin 50 binin uzerine ciktigi tahmin ediliyor.

Kasabanin sokaklari rengarenk, tum binalar ozene bezene suslenmis ve yilin her mevsimi cok bakimli.


Sahilden iceriye girdikce tipik bir sayfiye kasabasi misafirlerini bekliyor. Kuzey Amerika standatlarina gore(!) dar sayilabilecek iki sokak uzerinde  ivir zivir magazalari, ve kafeler aliyor. En azindan yarim gununuzu bu sokaklari tanimak icin ayirmalisiniz.

Cape May aslinda bir ada. Ana karaya, Cape May peninsula'ya cok yakin.

Eylul'den haziran'a kadar dukkanlarin bir cogu kapali kaliyor. Oteller ise minimumda hizmet veriyor.








Cape May'in vazgecilmezi, alabildigine uzanan sahili. Sahilin bir ucuna 2. dunya savasindan beri amerikan ordusu yerlesmis. Gunumuzde burdaki birimler egitim amacli kullaniliyor. Sahilin her kesiminde 2. dunya savasinin kalintilarina rastlamak mumkun.










Sahilin bazi bolgeleri kayalik:


Yilin her mevsimi kumsalda balikcilara rastlamak mumkun. Biz Cape May'deyken balikcilarin sansi pek de yaver gitmiyordu. Yakalayabildikleri tek balik alttaki resimde gordugunuz kopekbaliklari idi. Kopek baligi yenen bir balik degil. Ustelik diger baliklari da korkutup sahilden kaciriyor. Buna ragmen balikcilar kopek baliklarina da kiyamayip, oltalarina yakalananlari okyanusa geri atiyorlar. Bana dusen de onlara yardim etmek oldu.


Bu kucucuk hayvanin neresi kopek baligi demeyin, cenesinden oltanin ucunu kirmadan cikarmak ciddi bir caba ve guc istiyor. Can havliyle cirpinan bir kopek baliginin cenesinden iceri elinizi sokmak da ayrica cesaret istiyor. Ama kafasini siktiginiz zaman, gozlerini kapayip kaderine razi oluyor.

Sonra mi? Bilmiyorum, ben kosarak uzaklastim, balikcik da okyanusa geri dondu. 

Cape May'in sahilinin bir ucunda da deniz feneri yer aliyor. Kasabanin icinden kuleye ulasim yok. Arabasiz gidilmiyor. 


 Kulenin arkasinda kalan alan milli park. Bizim gezmeye firsatimiz olmadi ama okudugumuz kadariyla bolge sahilinin vahsi yasamini korumak ve tanitmak amaciyla kurulmus.

Bu resimlerde de kaldigimiz oteli goruyorsunuz. Daracik uzun koridorlar, bir suru kapi; buyuklu kucuklu odalar, her birinin sekli degisik, girisi baska yerden. Ilk anda insan kendini bir korku filminin icindeymis saniyor. Otele yerlesip, karninizi da doyurduktan sonra, geriye o duvarlardaki gulen yuzlerin hikayesini ogrenmek kaliyor???

No comments:

Post a Comment

Bumerang - Yazarkafe